İletişim Fakültesi

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi, kuruluşundan günümüze dek ülkemizdeki iletişim çalışmalarına yön veren, Türkiye’nin ilk iletişim fakültesi ve ülkemizin tek Nobel ödüllü iletişim fakültesi olma gururunu taşımaktadır. 1950 yılında kurulan Gazetecilik Enstitüsü ile temelleri atılan ve bu yıl 75. yılını kutlayan fakültemiz, yetmiş yılı aşan tarihiyle iletişim alanına uzun yıllardır liderlik etmektedir. 1992 yılında resmi olarak fakülte statüsü kazanan kurumumuz, bugün Tarihi Yarımada’da konumlanan ve üniversitemizin ilk LEED Yeşil Bina Sertifikasına sahip olan akıllı binasında akademik faaliyetlerini köklü deneyimiyle sürdürmektedir.
Eğitim yaklaşımımız; gelişim, değişim ve kalite odaklı çalışmaları merkezine alarak, çağın güncel gerekliliklerine uyum sağlayan yenilikçi bir akademik yapı üzerine inşa edilmiştir. Fakültemizde yer alan Gazetecilik, Halkla İlişkiler ve Tanıtım ile Radyo Televizyon ve Sinema bölümlerinde uluslararası standartlarda belirlenmiş müfredatlarla, kuram ve uygulamanın kusursuz bir biçimde harmanlandığı disiplinler arası bir eğitim verilmektedir. Öğrencilerimiz kendi alanlarında aldıkları zorunlu branş derslerinin yanı sıra, farklı bölümlerden seçmeli dersler alarak kendi spesifik kariyer planlamalarını yapabilmekte ve kontenjan dahilinde yabancı dil hazırlık eğitimi görebilmektedirler.
Öğrencilerimize sunduğumuz imkânlar, salt sınıf içi teorik eğitimle sınırlı kalmayıp, iletişimin her alanını kapsayan oldukça zengin bir pratik altyapıyla desteklenmektedir. Öğrencilerimiz; İletim Gazetesi, İÜWeb TV, Radyo İletişim, Ajans İstanbul İletişim ve Fakülte Stüdyoları gibi aktif uygulama birimlerinde görev alarak, teoride edindikleri bilgileri doğrudan pratiğe dökme ve sektöre emin adımlarla hazırlanma fırsatı bulmaktadır. Güçlü akademik kadromuzun öncülüğünde, sektör ile yakın iş birliği çerçevesinde düzenlenen konferanslar, paneller ve atölye çalışmaları ile öğrencilerimizin entelektüel donanımları çok yönlü olarak geliştirilmektedir.

Demokratik rejimin hüküm sürdüğü ülkelerde basının vazgeçilmezliği herkesçe kabul gören bir olgudur. Kamuoyunun eksiksiz, tarafsız ve tamamen doğru olarak bilgilendirilmesi, gücünü vatandaşların iradesinden alan bir hukuk devletinde halkın siyasi-toplumsal tercihlerini sağlıklı olarak kullanabilmesi açısından son derece büyük bir önem arz ediyor. İşte bunun bilincinde olan İstanbul Gazeteciler Cemiyeti, 1947 yılında İstanbul Üniversitesi Senatosu’na başvurarak, gazetecilik eğitimi veren bir yükseköğrenim kurumunun faaliyete geçmesini istedi. Amaç, ülkenin yaşamında önemli bir payı olan gazetecilerin bilimsel temellere dayalı, çağdaş bir eğitim ortamından geçerek yetişmeleriydi. Bu düşünceden hareketle Gazetecilik Enstitüsünün kuruluşuna öncülük eden Gazeteciler Cemiyeti Kurucu Başkanı Sedat Simavi, bir yazı hazırlayarak bunu İstanbul Üniversitesi Rektörü Ord. Prof. Dr. Sıddık Sami Onar’a sundu.

Konuyu görüşen Üniversite Senatosu, Hukuk, İktisat ve Edebiyat Fakültelerinin görüşlerine başvurdu. Bu fakültelerce kurulan özel komisyonların raporları incelendikten sonra, 1950 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne bağlı olarak “Gazetecilik Enstitüsü” kuruldu. Gazetecilik Enstitüsü’nün yönetmeliği Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 20 Haziran 1950 tarihinde onaylandı ve 29 Kasım 1950’de Türkiye’de ilk kez gazetecilik yüksek eğitim ve öğretimine başlandı. 1950-1951 ders yılında ilk öğrencilerini kabul eden ve 2 yıl süreli olarak eğitim veren Enstitü’nün müdürlüğüne Ord. Prof. Dr. Şükrü Baban getirildi. Gazetecilik Enstitüsü’nün 3 Temmuz 1950 tarih ve 7.548 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmeliğinde Enstitünün amaçları şu şekilde belirtilmiştir:

  • Gazetecilik konularıyla ilgili meseleleri araştırmak,
  • Gazeteciliği ilgilendiren konular hakkında ilmi ve mesleki öğretim yapmak,
  • Yabancı üniversitelerin gazetecilik enstitüleriyle ilmi işbirliği yapmak,
  • Uluslararası gazetecilik kongre ve konferanslarına katılmak.

 

Gazetecilik Enstitüsü kurulduğu zaman ortaya atılan fikirler arasında, gazetecinin okuldan yetişemeyeceği, tahsile gerek olmadığı yer alsa da, basın kuruluşları ve üniversite çevrelerinde olumlu karşılandı. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki dönemde ülkemizde çok partili hayata geçilmesiyle birlikte basının da üzerindeki sorumluluğun arttığı bir dönemde enformasyonun gerek elde edilmesi, gerek olumlu ve etkili bir şekilde kullanılmasının; yetenekli, bilgili ve sorumlu bir gazeteci kitlesini gerektirdiği kanısı yaygınlaştı. Bu gereksinimin yerine getirilmesinde ise bilimsel temellere dayalı, çağdaş bir eğitimin oynayacağı rolün önemi açıkça göründü. Nitekim Enstitü, açılışına rastlayan günlerde Türk basınından büyük ilgi gördü. Çeşitli konuşmacılar ve yazarlar, verdikleri demeçler ve yazdıkları yazılarla kuruluşu kutlayarak, gelecek için güzel ümitler beslediklerini açıkladı.

Aşağıdaki yazı, Enstitünün kuruluşundan bir gün önce 28 Kasım 1950 tarihinde Necdet Evliyagil imzasıyla Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlandı.

 

Enstitünün İlk Yönetim Kurulu Üyeleri ve Ders Programı

Gazetecilik Enstitüsü’nün kurulduğu yıldaki İdare Heyeti, İstanbul Üniversitesi’nin öğretim üyeleri arasından seçilen bir müdürle, İktisat Fakültesi profesör ve doçentleri arasından seçilen ve dört üyeden oluştu. Müdürlüğünü Ord. Prof. Dr. Şükrü Baban’ın yaptığı ve diğer üyelerinin Prof. Dr. Hıfzı Timur, Prof. Dr. Refii Ş. Suvla, Prof. Dr. Besim Darkot, Prof. Dr. Hazım Atıf Kuyucak olduğu İdare Heyetinin ilk toplantısı 10 Ağustos 1950 Perşembe günü saat 15.00’te Enstitü Müdürlüğü odasında gerçekleşti.

Enstitünün tedrisat ve araştırma programı, gazetecilik mesleğinin ihtiyaçları göz önünde tutulmak suretiyle İdare Heyeti tarafından hazırlandı ve her yıl haziran ayı içinde İktisat Fakültesi Profesörler Meclisi’ne sunuldu. Enstitünün öğretim üyeleri üniversite mensuplarıyla gazetecilik sahası ile basın konularında bilgi ve uzmanlıkları ile tanınmış kimseler arasından seçildi. Bunun yanı sıra, Enstitü İdare Heyetince, yurt dışındaki üniversitelerdeki veya meslekle ilgili kuruluşlarda uzmanlıklarıyla tanınmış kişilerin de ders vermeleri için çağrılması söz konusu oldu.

 

Eğitim süresi üç yıl oluyor

Enstitünün kurulduğu yıl umut edilen başarılar ile titizlikle yürütülmekte olan çalışmalar, yönetici ve öğrenci kadrosuyla gerçek hedefini buldu. 1967-68 ders yılından itibaren eğitim süresi üç yıla çıkarıldı. 1967 yılında Enstitünün yönetmeliğinde yapılan bir değişiklikle, “enstitünün amaçları arasında, basın, radyo, televizyon, ilancılık ve halkla ilişkiler alanlarına giren konularda ilmi, mesleki öğretim ve araştırma yapmak” hedeflendi. Aynı yıl ders programına halkla ilişkiler ve propaganda dersi, ilancılık ve reklamcılık dersleri ile radyo televizyon işletmeciliği dersleri eklendi. Bu tarihte yönetmelikte yapılan yeni bir düzenlemeyle Enstitü öğretimine devam eden ve sınavlarında başarılı olanlara, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi tarafından “Gazetecilik Enstitüsü Diploması” verilmeye başlandı.

 

Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Enstitüsü oluyoruz

1971-72 ve 1972-73 öğretim yıllarında, idari ve mali sıkıntılar nedeniyle iki yıl süreyle öğrenci kaydedemeyen Gazetecilik Enstitüsü, dolayısıyla kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Ancak 1973-74 öğretim yılından itibaren yeniden öğrenci alımına başladı. Enstitü’den mezun olan ve daha sonraki yıllarda “Başlık ve Mizanpaj Tekniği – Haber Tekniği” isimli dersleri veren Doğan Heper, Enstitü’nün bu dönemlerini üzüntüyle karşıladığını ifade etti. 1973 yılında İktisat Fakültesi Genel Kurulu’nun görevlendirdiği bir komisyon, Gazetecilik Enstitüsü’nün durumunu ve Türkiye’deki yerini inceledi. İncelemeler sonunda Enstitü’nün, lise mezunlarına kısa süreli bir lisans eğitimi sağladığı ve çok kısa sürede yüksek tahsil diploması almak isteyenlere hitap ettiği anlaşıldı. Hatta birçok öğrencinin sadece subay olarak askerlik hizmetini tamamlayabilmek amacıyla Enstitü’ye kayıt yaptırdığı belirlendi. Bu durum karşısında Enstitü, yeni bir kimlik ve yapı kazanmanın gerekliliği konusunda harekete geçti ve yönetmelikte yapılan değişikliklerle, Basın-Yayın alanında uzmanlaşmak isteyenler için daha faydalı ve etkili hale getirilmesi çalışmaları yapıldı. Demokratik rejimlerde gazetecilik ve halkla ilişkilerin önemi artarken, Enstitü’nün ders programına halkla ilişkiler ve ilancılık konularında yeni dersler eklenerek adı “Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Enstitüsü” olarak değiştirildi ve üç yıllık eğitimini başarıyla tamamlayanlara İktisat Fakültesi tarafından “Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Enstitüsü Diploması” verilmeye başlandı. Söz konusu yönetmelik değişikliği, İstanbul Üniversitesi Senatosu’nda 12 Haziran 1975 tarihinde kabul edildikten sonra 1975 tarih ve 15.294 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

1975-1980 yılları arasında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi bünyesinde Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Enstitüsü olarak faaliyet gösteren kurumda, dönemin öğretim üyeleri arasında Abdi İpekçi, Prof. Dr. Cavit Orhan Tütengil gibi isimler yer aldı. Bu dönemde ayrıca, öğrencilerin teorik bilgilerinin yanı sıra sektörde uygulama yapmalarını sağlamak amacıyla bir staj yönetmeliği hazırlandı ve Abdi İpekçi’nin desteğiyle öğrenciler Milliyet Gazetesi’nde staj yapmaya başladı. 1975 yılında yapılan yeni yönetmelik değişikliği ile “Yüksek Lisans Diploması” verilmeye başlandı.

 

Enstitüden Yüksekokula

1950-1980 yılları arasında otuz yıl boyunca Enstitü statüsünde eğitim veren Fakültemiz, 1980 yılında Yüksekokul statüsüne yükseldi. 1980-82 yılları arasında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi bünyesinde Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksekokulu adını aldı. 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu’ndan sonra ise 1982 yılında İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’ne bağlı olarak Basın Yayın Yüksekokulu adı altında faaliyetlerini sürdürdü ve bu tarihten itibaren eğitim süresi dört yıla çıktı.

Yüksekokul, 1983-84 eğitim öğretim yılı başında üç katlı yeni bir binaya taşındı. Aynı yıl içinde basın-yayın alanında “Doktora” eğitimine başlanmasıyla birlikte, kendi öğretim elemanlarını yetiştirme imkanına sahip olunarak yüksekokula 5 araştırma görevlisi alındı. 1983-84 öğretim yılı, Türkiye’de Yabancı Dilde Basın konulu uluslararası bir sempozyumun düzenlendiği önemli gelişmelere sahne oldu. Bu sempozyum, kendi alanında ilk bilimsel toplantı olma özelliği taşıdı. Dönemin ders veren hocaları arasında Oktay Verel, Doğan Heper, Doğan Koloğlu, Oktay Kurtböke gibi isimler yer aldı.

Bu dönemde önemli bir diğer gelişme ise Hürriyet Gazetesi’nin okula ofset baskı araçlarını bağışlaması ve Asil Nadir’in Yüksekokulumuz için bir televizyon stüdyosu kurmasıydı

Yüksekokulda öğretim 1989 yılına kadar “Gazetecilik ve Halkla İlişkiler” ile “Radyo Televizyon” adı altında iki bölümde yapılmaktayken, 1989 yılından itibaren Gazetecilik ve Halkla İlişkiler bölümleri birbirinden bağımsız hale getirilerek, öğretim “Gazetecilik”, “Tanıtım ve Halkla İlişkiler”, “Radyo Televizyon” adı altında üç bölümde yapılmaya başlandı. Öğretim, dersler ve uygulamalı çalışmalar şeklinde gerçekleşti. Derslerin amacı, kuramsal ve uygulamalı bilgilerin çağdaş araçlar ve gereçler kullanılarak bilimsel çerçevede anlatılması, açıklanması ve öğretilmesi iken, uygulamalı çalışmaların amacı ise basın-yayın alanına giren faaliyetlerin uygulanmasını ve gerçekleştirilmesini sağlamaktı. Bu çalışmalar, öğrencilerin aldıkları kuramsal bilgileri mesleki alanda kullanma yeteneklerini geliştirmek amacıyla yürütüldü.

Uygulamalı çalışmaların yürütülmesi maksadıyla yüksekokul bünyesinde 1986 yılında, öğrencilere gazetecilik eğitimini vermeyi amaçlayan İletim Gazetesi ile 13 Ocak 1989 tarihinde yine aynı amaçla İstanbul Üniversitesi Haber Ajansı (İÜHA) kuruldu. Bunları, Ekim 1988 tarihinde halkla ilişkiler alanında öğrencilere pratik uygulama imkanı sağlamayı amaçlayan Tanıtım Halkla İlişkiler Grubu izledi.

Enstitü’den yüksekokula geçildikten sonra gelişmeler birbirini takip etti. Okul bünyesinde profesyonel bakış ve amatör ruhla uygulamalı dergicilik eğitimi vermek amacıyla, Ekim 1989 tarihinde 4. Boyut Dergisi yayınlanmaya başlarken, Mayıs 1991’de Akademik Medya ve Kamuoyu Araştırmaları Grubu (Akademedya), Ekim 1991 tarihinde ise öğrencilere reklamcılık alanında kurumsal eğitim vermek amacıyla Reklam Grubu kuruldu.

 

Fakülte oluyoruz

İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu, 11 Temmuz 1992 tarih ve 21.281 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3837 sayılı kanun ile “İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi” adını aldı. 1992-93 öğretim yılında, İletişim Fakültesi’nin ilk dekanlığına yüksekokul müdürü Prof. Dr. Tayfun Akgüner atandı.

Önceleri İÜ Rektörlüğü’ne bağlı olan Basımevi ve Film Merkezi, 1992 yılında Basın Yayın Yüksekokulu’nun fakülte olmasıyla birlikte İletişim Fakültesi’nin bünyesine alındı. Ders kitapları, fakültelerin süreli yayınları ve İletişim Fakültesi’nin bünyesinde çıkarılan İletim, 4. Boyut, Kaleidoskop ve Sinema Yazıları gibi yayınlar bu merkezde basıldı.

Hukuk Fakültesi’nin iki numaralı dershanesinde başlayan Gazetecilik Enstitüsü’ndeki yolculuk, bugün İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin 12 Nisan 2023’te taşındığı yeni, modern binasında devam ediyor.

Fakültemizin yeni binası, üniversitemizin ilk LEED Yeşil Bina Sertifikasına sahip akıllı binasıdır.

İletişim Fakültemiz bugün; Gazetecilik, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü olmak üzere, üç ayrı dalda lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimi veriyor. İletişim Fakültesi bu alanlardaki araştırma, çalışma ve eğitim etkinliklerini kadrolu öğretim üyelerinin ve diğer üniversite öğretim üyelerinin yanı sıra, başarılı basın çalışanları, halkla ilişkiler uzmanları, deneyimli radyo-televizyoncular ve seçkin sinemacılar ile birlikte sürdürüyor. Böylelikle arzulanan üniversite ve alan işbirliği sağlanıyor, kuram ve uygulama birleşiyor.

Fakültemizde isteğe bağlı olarak, kontenjan dahilinde, bir yıl süreyle yabancı dil hazırlık eğitimi veriliyor.

Öğrencilerimizin her yıl aldıkları kendi alanlarına yönelik zorunlu branş dersleri yanında fakültemizdeki diğer bölümlerden seçmeli olarak alabilecekleri çeşitli dersleri de bulunuyor. İletişim Fakültesi mezunları, günümüz toplum yapısında en çok gereksinim duyulan çekirdek kadroyu ve vasıflı elemanları oluşturduklarından, iş olanakları açısından zengin, ulusal ve uluslararası güncellik açısından da seçkin bir mesleğe adım atıyor. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde daha iyi eğitim vermek, alanlarında başarılı akademisyenler yetiştirmek amacıyla sürekli bir yeniden yapılanma mevcuttur. Bu yapılanma doğrultusunda öğrencilerin nasıl bir eğitim istedikleri araştırılmakta ve alınan sonuçlar dönemsel olarak değerlendirilmektedir.

.

“Türkiye’nin İlk İletişim Fakültesi” olma özelliğini taşıyan ve iletişim eğitimini geçmişte olduğu gibi bugün de şekillendirmeyi sürdüren İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi, yetiştirdiği öğrencileriyle sektöre liderlik etmekte; iletişim eğitiminde öncü ve dönüştürücü rolünü her geçen gün daha da güçlendirmektedir. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi yönetimini devraldığımız günden itibaren üstlendiğimiz büyük sorumluluğun farkında olarak geçmişten aldığımız güçle, çağı yakalayan eğitim ve uygulamalarla geleceğin dinamiklerini takip etmeyi sürdüreceğiz. Biz de bu bakış açısıyla bilim ve toplum arasında köprü olma işlevini destekleyecek faaliyetlere yönelerek toplumsal fayda odaklı araştırmalara hız kazandıracağız.

Fakültemiz; teori ve uygulamayı harmanlayan eğitim anlayışı, sektörel iş birlikleri ve öğrenci odaklı bakış açısıyla geleceğin meslek profesyonellerinin gerekli bilgi, beceri ve yetkinliklerle donatılmasına yönelik çabalarını sürdürecektir. Eğitim, öğretim, araştırma ve geliştirme süreçlerinin her aşamasında da katma değer üretme anlayışıyla hareket ederek, değer odaklı ve etik esasları temel alan bir yaklaşımla faaliyetlerimizi şekillendirmeyi hedefliyoruz. Mezunlarımızın sektördeki temsiliyeti ve her geçen gün artan başarılarıyla iletişim sektöründeki İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi imzası daha da pekişmiş olacaktır. Fakültemizin güçlü akademik kadrosunun ve nitelikli öğrencilerinin başarılarını bundan önce olduğu gibi bundan sonra da sizlerle paylaşmayı diliyorum.

Prof. Dr. Hatun Boztepe TAŞKIRAN

Gazetecilik Bölümü: Geleneksel medyanın yazılı mecraları olan gazete ve dergilerin yanı sıra, yeni medyanın temeli sayılan internet gazeteciliğinde çalışacak profesyonelleri tam donanımlı olarak yetiştirmeyi amaçlamaktadır. Eğitim boyunca öğrenciler, havuz sistemi aracılığıyla dijital içerikler üreterek gündemi bilimsel yöntemlerle analiz edecek şekilde eğitim almaktadır.

Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü: Disiplinler arası yaklaşımla öğrencilere kuramsal bilgi donanımı, araştırma yöntemlerini kullanabilme ve iletişim alanındaki yasal düzenlemeleri kavrama yeteneği kazandırmaktadır. Kuramsal ve uygulamalı eğitim modeli sayesinde mezunların sektörel değişimlere ayak uydurması ve eleştirel bakış açısı kazanması hedeflenmektedir.

Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü: Sanatsal, toplumsal ve ekonomik gelişmelerle disiplinin ilişkisini kurarak, metin inşa etme, görüntüleme ve yayınlama ekipmanlarını kullanma becerisi kazandırılmaktadır. Geleneksel medya anlayışının yanı sıra dijitalleşme süreciyle gelişen yeni medya araçları yenilikçi yaklaşımlar içeren müfredatlarla öğrencilere aktarılmaktadır.

Çift Anadal (ÇAP) ve Yandal Olanakları: İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi, öğrencilerine alanları dışında da uzmanlaşabilmeleri adına geniş değişim programlarının yanı sıra çift ana dal ve yan dal eğitim olanakları sağlamaktadır.

Akreditasyon ve Kalite Bilgileri

İLEDAK Akreditasyonu: Fakültemiz çatısı altındaki Gazetecilik, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, ile Radyo Televizyon ve Sinema lisans programları, İletişim Eğitimi Değerlendirme Akreditasyon Kurulu (İLEDAK) tarafından akredite edilmiştir. 

Uluslararası Kalite Standartları: Fakültemizin eğitim kalitesi ve akademik ders müfredatları, çağın gereksinimleri gözetilerek uluslararası yükseköğretim standartlarına uyumlu hale getirilmiştir. 

LEED Yeşil Bina Sertifikası: Eğitim kampüsümüzün fiziksel altyapısı, İstanbul Üniversitesi’nin çevre dostu mimari onayını taşıyan ilk “LEED Yeşil Bina Sertifikasına” sahip kalite güvenceli binasıdır.

İletişim Fakültesi, 12 Nisan 2023 tarihinde taşındığı, üniversitemizin ilk LEED Yeşil Bina Sertifikasına sahip akıllı binasında son teknolojiyle donatılmış fiziksel bir eğitim altyapısı sunmaktadır. Öğrenci odaklı eğitim anlayışımızın bir yansıması olan bu fiziki mekânlarda, sadece geleneksel sınıf öğretimi değil, profesyonel yaşamı birebir simüle eden stüdyolar ve laboratuvarlar yer almaktadır. Tarihi Yarımada’da konumlanan kampüsümüzün sağladığı geniş kültürel ekosistem içinde öğrenciler, modern teknik altyapıyı kullanarak akademik projelerini en iyi şartlarda geliştirme imkânına kavuşurlar.

Eğitim ortamımız, öğrencilere sektörel deneyim sağlayacak atölyeler ve çalışma alanları üzerine inşa edilmiştir. Televizyon stüdyolarından, montaj ve kurgu odalarına kadar uzanan bu olanaklar, derslerin kuramsal bilgilerini pratikle bütünleştirmek için hizmet vermektedir. Aynı zamanda sektör profesyonellerinin katılımıyla gerçekleşen söyleşiler, film gösterimleri ve seminerler için tahsis edilen özel salonlarımız mevcuttur.

İletişim Fakültesi Stüdyoları: Film yapımı ve televizyon programcılığı uygulamaları için yüksek kalitede kameraların, aktarma ve montaj ünitelerinin yer aldığı tam donanımlı çalışma alanlarıdır.

Radyo İletişim: Kayıt, metin yazımı ve canlı yayın pratikleri yapılmasına imkân veren, öğrencilerin kendi programlarını üretebildikleri radyo stüdyoları.

İÜWEBTV: Televizyon haberciliğinin her aşamasının deneyimlenebildiği pratik televizyon yayıncılığı stüdyolarıdır.

İletim Gazetesi: Haber yazımı, sayfa tasarımı ve fotoğrafçılık aşamalarının fiilen yürütüldüğü geniş yayın ve basın çalışma birimleri.

Ajans İstanbul İletişim: Metin yazımı, kampanya yönetimi ve etkinlik planlamasının yapıldığı proje ve strateji planlama ofisleridir.

LEED Sertifikalı Akıllı Derslikler: Enerji verimliliği yüksek teknolojiyle inşa edilmiş akıllı binadaki, uluslararası kalitede güncel teknolojik konferans ve eğitim amfileri. 

Fakültemiz, gazetecilik, halkla ilişkiler ve radyo-televizyon mesleklerinin doğrudan sahada ve tatbiki yollarla öğrenileceğinin bilinciyle oldukça kapsamlı uygulama/staj olanakları sunmaktadır. Öğrencilerimiz henüz kampüs sınırları içerisindeyken “İletim Gazetesi”, “İÜWEBTV”, “Radyo İletişim”, “Ajans İstanbul İletişim” ve “İletişim Fakültesi Stüdyoları” üzerinden kurumsal medya pratiklerini bizzat yaşayarak öğrenmektedir. Uygulamaya yönelik bu eğitim modeliyle, sanatsal veya gazetecilik niteliği taşıyan içeriklerin yapım ve yayın aşamaları uzman danışmanların rehberliğinde gerçekleştirilmektedir.  Eğitim müfredatı kapsamında öğrencilerimiz, belirlenen kurumsal uygulama alanlarında kendi istek ve ilgilerine göre gönüllü çalışma veya staj yapabilmektedir. Derste öğretilen kuramlar; ses montajı yapmak, reklam filmi kurgulamak, belgesel çekmek veya canlı haber hazırlamak gibi gerçek süreçler eşliğinde birer beceriye dönüşmektedir. Bu imkânlar, mezunlarımızın iş başvurularında portfolyo olarak kullanabilecekleri profesyonel eserler yaratmalarına ortam hazırlamaktadır. 

İletim Gazetesi: Üçüncü sınıf öğrencileri isteğe bağlı olarak bu birimde staj yapmakta; sayfa tasarımından masaüstü yayıncılık süreçlerine kadar gazete üretiminin her aşamasında bilfiil görev almaktadır.

Ajans İstanbul İletişim: Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü öğrencileri bu çatı altında sektörel iş birlikleriyle proje hazırlama, reklam metni yazımı ve kampanya yönetimi stajı görmektedir. 

Radyo İletişim: Öğrenciler, araştırma yaparak konsept geliştirdikleri kültür-sanat, haber veya eğlence türündeki radyo programlarını stüdyolarda kaydetmekte ve yayına almaktadır.

İÜWEBTV: Staj yapan öğrencilerimiz, görüntü kaydetmeden montajlamaya kadar televizyon haberciliği ve yayıncılığının uygulamalı tüm süreçlerinde çalışmaktadır. 

Sanal Gerçeklik Stüdyosu: TÜBİTAK 3005 Destek Programı kapsamında desteklenen Sanal Gerçeklik Laboratuvarı projemiz, İstanbul’da bulunan devlet üniversitesi iletişim fakülteleri arasında ilk olma özelliğini taşıyor. Sanal Gerçeklik (VR) Laboratuvarı, bilgisayar teknolojileri kullanılarak oluşturulan 3 boyutlu, etkileşimli ve sanal ortamlarda öğrencilerin deneyim kazanmasını, eğitim almasını, tasarım yapmasını veya simülasyonları deneyimlemesini sağlayan özel laboratuvardır.

Köklü ve Eşsiz Tarih: Fakültemiz Türkiye’nin ilk İletişim Fakültesi olmasının getirdiği köklü birikiminin yanı sıra, ülkenin Nobel Ödüllü tek İletişim Fakültesi olma unvanını taşımaktadır.

Alanında Uzman Öğretim Kadrosu: Kadrolu akademik profesörlerimizin dışında, başarılı basın mensupları, halkla ilişkiler uzmanları ve seçkin sinemacılar ile atölyeler kapsamında kuram ve uygulamanın harmanlandığı uzman bir eğitime sahiptir. 

Geniş Program Yelpazesi: Fakültemiz bünyesinde iletişim alanında farklı disiplinlere ait lisans, yüksek lisans ve doktora programları yer almaktadır. 

Çok Kültürlü Lokasyon Ortamı: Tarihi Yarımada’da yer alan kampüsümüz, öğrencilere farklı kültürel perspektifler sunarak iletişim dünyasında çok yönlü bir bakış açısı edinmelerini sağlamaktadır. 

Uygulamaya Yönelik Akademik Sistem: Kuramsal bilginin yanında öğrencilerin staj imkânları ve bünyedeki gazete/ajans/stüdyo saha çalışmaları ile doğrudan pratik deneyim kazanma imkanı sağlanmaktadır. 

Uluslararası Deneyim Fırsatı: Uluslararası alanda çok sayıda yabancı üniversite ile yürütülen ikili iş birlikleri ve öğrenci değişim programları mevcuttur. 

Akıllı Çevreci Bina Altyapısı: Eğitim faaliyetleri, 12 Nisan 2023’te taşınılan ve üniversitenin ilk LEED Yeşil Bina Sertifikasına sahip akıllı binasında yürütülmektedir.

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde okumak sadece derslere girip çıkmaktan ibaret değil. Fakültede sürekli hareketli bir ortam var; kimi zaman bir röportaj hazırlıyoruz, kimi zaman kamera arkasında çalışıyoruz ya da derslerde gündemdeki olayları tartışıyoruz. Özellikle uygulamalı dersler sayesinde teoride öğrendiğimiz bilgileri gerçek hayatta nasıl kullanacağımızı görme fırsatı buluyoruz. İstanbul Üniversitesi kampüs ortamı da oldukça sosyal olduğu için farklı bölümlerden insanlarla tanışıp arkadaş olabiliyoruz. Bazen yoğun proje ve teslim dönemleri yorucu olsa da medya sektörüne hazırlanırken, fakültenin uygulama birimlerinde yaptığımız işlerle sektöre hazırlanıyoruz. İstanbul gibi büyük ve hızlı bir şehirde iletişim eğitimi almak hem gündemi yakından takip etmeyi hem de insanlarla daha güçlü iletişim kurmayı öğretiyor öğrencilere.

Sabah erken saatte fakülteye yetişmek için metrobüs ve tramvay arasında koşturmak artık öğrencilerin günlük rutinin bir parçası oldu. Derse girmeden önce arkadaşlarla kantinde kısa bir kahve molası veriyoruz. Genellikle ilk derslerde medya, habercilik ya da halkla ilişkiler üzerine teorik konular işleniyor. Hocalar sadece kitap bilgisi anlatmıyor; güncel olaylardan örnekler vererek dersleri daha canlı hale getiriyor. Derslere gelen konuklarla sektörel tecrübe öğrenme fırsatı da kazanıyoruz. Bunlar da derslere olan ilgimizi artırıyor.

Öğleden sonra ise işler daha hareketli hale geliyor. Uygulamalı derslerde kamera kullanımı, haber yazımı veya sosyal medya içerikleri üzerine çalışmalar yapıyoruz. Bazen grup projeleri için saatlerce fakültede kaldığımız oluyor. Ders çıkışında Beyazıt çevresinde arkadaşlarla vakit geçirmek günün en keyifli kısmı oluyor. Yorucu olsa da İstanbul Üniversitesi’nde iletişim öğrencisi olmak bana hem mesleki anlamda hem de kişisel olarak çok şey kattığını hissettiriyor.

(Öğrencimiz Sena Sandıkçı)

 

Öğrenci Kulüpleri ve Sosyal Yaşam

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi, çok kültürlü ortamının bir yansıması olarak ders dışı eğitimini, öğrencilerin inisiyatifiyle kurulan aktif ve zengin öğrenci kulüpleri ile desteklemektedir. Kurulan bu topluluklar vasıtasıyla öğrencilerimiz sadece sanatsal ilgilerini keşfetmekle kalmaz; aynı zamanda sektör profesyonellerinin katılım sağladığı atölye çalışmaları ve konferanslar organize ederek iş dünyası ile erkenden güçlü bir ağ inşa ederler. Tiyatrodan dijital iletişime kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan bu kulüpler, öğrencilere sosyal sorumluluk projeleri üretme, sahada takım çalışması yeteneğini geliştirme ve kendi potansiyellerini sosyal etkileşim yoluyla ortaya çıkarma fırsatı verir. 

İstanbul Üniversitesi Film Yapım Yönetim Kulübü: Film Yapım Yönetim Kulübümüz, bünyesinde üniversite öğrencilerinin sinema teorisini geliştirmek hem de saha tecrübelerini arttırarak sektöre hazırlamak amacı taşıyor. Sinema, önemli bir sanat olmasının yanı sıra hayata başka pencerelerden bakma imkânını sağlayan bir yaşam kaynağıdır, bu bakış açısını içselleştiren kulübümüz, film izleme ve film eleştirileri günleri de düzenliyor.

İstanbul Üniversitesi Fotoğraf Kulübü: 2016 yılında kurulan Kulübümüz, fotoğraf çekmek isteyen ve kendini bu konuda geliştirmek isteyen öğrencilerimize kendilerini geliştirmek ve sektörel bağlantı kurmak için ortam sağlamayı hedefliyor.

Sinema Topluluğu Kulübü: Öğrencilerimizin sinemaya yönelik derslerde edindikleri bilgileri tartışabildikleri, sinema sektörün önde gelen yapımlarına ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı Sinema Topluluğu Kulübümüz öğrencilerimizi sinema sektörüne hazırlamayı hedefliyor.

Reklamcılık Kulübü: Reklamcılık Kulübümüz, öğrencilerinin reklamcılığa ilgisi, öğrenme isteği ve enerjisiyle doğdu. İyi bir iletişimci olmanın yanı sıra reklam konusunda da uzmanlaşmak isteyen öğrencilerimiz bir araya geldiler ve reklam derslerinde öğrendikleri teorik bilgileri uygulamaya dökmek, reklam yaratma sancılarını, beyin fırtınalarını birlikte deneyimlemek ve yeteneklerini keşfetmek için yola çıktılar. Reklamcılık Kulübü, sosyal sorumluluk çalışmaları, reklam uygulamaları tasarlamanın yanı sıra reklam sektöründen konukların ağırlandığı, atölye çalışmalarının yapıldığı etkinlikler düzenlemeyi de hedefliyor. Kulübümüz, danışman desteğiyle öğrencilerin kendi potansiyellerini keşfetmesine ve reklam sektörünün ihtiyaç duyduğu yetenekli reklamcıların yetişmesine olanak sağlamayı amaçlıyor.

Dijital İletişim Kulübü: Dijital İletişim Kulübümüz öğrencilerin dijital iletişim süreçlerine ilişkin yetkinlik, bilgi ve becerilerini arttırmak için sektörle iş birliğine yönelik girişimleri hayata geçirmektedir. Kulüp kapsamında gerçekleştirilen etkinlikler doğrultusunda öğrencilerin kendi potansiyellerini keşfetmeleri ve bu alanda yetkin dijital iletişim uygulayıcılarının yetiştirilmesi amaçlanıyor.

TV Haberciliği ve Programcılığı Kulübü: Türkiye televizyon haberciliği ve programcılık tarihine adını yazdırmış çok sayıda haberci, gazeteci ve programcı yetiştiren Fakültemiz, yeni medya çağının gerekliliklerine uyum sağlayarak sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünün yetişmesine katkı sağlamayı sürdürüyor. TV Haberciliği ve Programcılığı Kulübü’nün çıkış noktası olan bu vizyon ışığında habercilik ve programcılık donanımına yönelik atölye çalışmaları yapmak, sektörün önde gelen isimlerinin konuşmacı olarak katılacağı bilgilendirici söyleşiler düzenlemek, öğrencilerimizin kişisel, mesleki ve akademik gelişimine katkı sağlamak kulübün başlıca amaçları arasında yer alıyor.

Tiyatro Kulübü: Öğrencilerimizin tiyatroya duydukları ilgi ortak paydasında bir araya geldikleri Tiyatro Kulübümüzde üyeler daha önce yazılmış tiyatro eserlerini okumakta ve aynı zamanda kendi tiyatro oyunlarını yazmaktadır.

Fakültemiz, iletişim dünyasının küresel karakterini müfredatına ve eğitim ortamına yansıtarak, öğrencilerimize uluslararası arenada geniş imkânlar sunmaktadır. Uluslararası standartlarda hazırlanan eğitim programlarımız, Avrupa başta olmak üzere dünyadaki yükseköğretim normlarına uygundur ve kurumumuz dışa açık, evrensel bir akademik vizyon barındırmaktadır.

Öğrencilerimiz, yürütülen öğrenci değişim programları vasıtasıyla alanlarındaki gelişmeleri uluslararası düzlemde takip etme fırsatı bulmaktadır. Yabancı üniversiteler ile gerçekleştirilen etkin anlaşmalar hem lisans dönemi boyunca entelektüel değişimi hem de mesleki pratiği yurtdışına taşıyarak mezunlarımızın küresel rekabette avantaj elde etmesini temin eder.

Erasmus Öğrenim Hareketliliği: Fakültemizin değişim programları kapsamında her akademik yıl güncellenmekle birlikte, ortalama 20 yabancı üniversite ile karşılıklı öğrenim görme iş birliği bulunmaktadır.

Erasmus Uluslararası Staj İmkânları: Öğrenciler, Erasmus programının staj hareketliliği ağını kullanarak uluslararası iletişim sektöründe, kurum ve kuruluşlarda pratik deneyim elde etme şansına sahiptir.

Mezuniyet Sonrası Kariyer ve İstihdam Alanları

İletişim Fakültesi programlarından başarıyla mezun olan öğrencilerimiz, günümüz toplum yapısında en çok gereksinim duyulan vasıflı iletişim personeli donanımıyla, geniş istihdam olanaklarına kavuşmaktadır. Öğrencilerimiz, sektör ile yakın iş birliği halinde gerçekleştirilen eğitim süreleri boyunca donanımlı olarak yetiştiklerinden, mezuniyet sonrası iş olanakları açısından saygın hem ulusal hem de uluslararası ölçekte prestijli görevler üstlenmektedir.

Her bir bölümden alınan diplomalar, doğrudan özel uzmanlık alanlarına hitap eder. Yazılı basından yeni nesil internet medyasına, uluslararası reklam ajanslarından devlet kurumlarının halkla ilişkiler ofislerine ve televizyon/sinema sektörünün set amirliklerine kadar mezunlarımız lider pozisyonlarında çalışma yeterliliği ile donatılmaktadır.

Gazetecilik ve Medya Sektörü: Yazılı mecralarda, dergilerde ve internet haberciliğinde nitelikli muhabirlik, editörlük, redaktörlük ve sayfa tasarımcılığı.

Televizyon Haberciliği ve Yayıncılığı: Ulusal veya özel radyo ve televizyon kuruluşlarında sunuculuk, spikerlik, yayın yönetmenliği ve muhabirlik.

Sinema ve Görüntü Yapımcılığı: Film ve dizi üretim sektöründe yönetmenlik, senaristlik, kameramanlık, ses teknisyenliği ve yapım asistanlığı.

Kurumsal Halkla İlişkiler Birimleri: Özel şirketlerin ve kamu kurumlarının iç ve dış iletişim organizasyonlarında halkla ilişkiler uzmanlığı ile basın danışmanlığı.

Reklam ve Tanıtım Sektörü: Yaratıcı reklam ajanslarında strateji tasarımcılığı ve metin yazarlığı pozisyonları.

Dijital ve Yeni Medya Yönetimi: Dijital medya platformlarında ve sosyal medya danışmanlığı şirketlerinde uzman içerik yöneticiliği. 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi; gelişim ve değişim süreçlerine hızla uyum sağlayabilen, toplumla etkileşimi güçlü, bilginin gücüne inanan meraklı öğrenciler için en ideal kurumdur. Gerek geleneksel basının kitleleri dönüştürücü rolüne inanan, gerekse internet haberciliği ve dijital medya araçlarının yaratıcı imkânlarını kullanarak dünyayı analiz etmeyi hedefleyen adaylar, eğitimleri boyunca en yüksek kuramsal desteği kurumumuzda bulacaktır.  Toplumsal olgu ve olayları çok boyutlu düşünmeyi seven, disiplinler arası etkileşim kurabilen ve eleştirel analiz becerisine sahip olmak isteyen gençler için biçilmiş kaftandır.

  • Gündemi ve dünya olaylarını derinlemesine analiz etmeye, bilgi toplamaya ve yazılı/dijital mecralarda bu haberleri kitlelere iletmeye tutkulu olan adaylar.
  • Sanatsal ve toplumsal dinamikleri kavrayarak, kamera arkasında kurgu yapmaktan, senaryo yazmaktan veya yönetmenlik vizyonu geliştirmekten zevk alanlar.
  • Özgün ve yaratıcı dijital projeler üretebilecek nitelikte olan, yeni nesil medya iletişim platformlarına ve sosyal medyaya profesyonel düzeyde ilgi gösterenler.
  • Kurumsal itibarı kurgulama, marka iletişim stratejileri yaratma, kriz yönetimi ve modern reklamcılık kampanyaları oluşturmaya yönelik yüksek istek barındıranlar.
  • İletişim mesleğinde sadece diploma almakla kalmayıp, etik ilkeler ışığında topluma fayda sağlama ve sektörün gidişatına entelektüel düzeyde liderlik etme hedefini taşıyanlar.

 

Mezundan Aday Öğrencilere Kısa Tavsiye

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu ve TRT Haber Washington Muhabiri Ali Artmaz, aday öğrenciler için fakülteyi şu sözlerle değerlendiriyor:

Ben Ali Artmaz, TRT Haber Washington muhabiriyim. Sizler gibi üniversite sınavına girdikten sonra o tercih heyecanını fazlasıyla yaşamış biri olarak tecrübelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. 1999 yılında, yani yaklaşık 22 yıl önce, ilk tercih olarak İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni yazmıştım. Meslek hayatımda zor dönemlerim, işsiz kaldığım ya da çok zorlandığım çöküntü zamanlarım olsa da bu okulda okumaktan bugüne kadar hiçbir zaman pişmanlık duymadım.

İstanbul Üniversitesi Türkiye’nin en köklü üniversitesi; İletişim Fakültemiz ise medya alanında Türkiye’nin ilki ve en köklüsü. Bu iki büyük olgunun bir araya gelmesi sizler için çok ciddi bir avantaj. Üstelik fakültemiz sadece köklü bir geçmişe sahip olmakla kalmıyor, yeniliklere ve teknolojiye de açık. Bugün özel üniversitelerde bulabileceğiniz her türlü imkanı sizlere sunuyor ve en önemlisi, Türkiye’nin en tecrübeli akademik kadrosunu barındırarak diğer üniversitelerden bir adım öne çıkıyor.

Gazetecilik zor, stresli ve bazen sevdiklerinize zaman ayıramayacağınız bir meslek olabilir. Ancak bu mesleği seviyorsanız dünyanın en mutlu insanı olabilirsiniz; çünkü yapacağınız her haberin, yazacağınız her kelimenin dünyayı iyi anlamda değiştirme gücü var. Ayrıca medya sektöründe bizim gibi bu okuldan mezun olmuş binlerce kişinin çalışması sizin için büyük bir fırsat. Ben her zaman kendi fakültemden mezun olan gençlere pozitif ayrımcılık yaptım; bir gün siz de bu ailenin parçası olursanız telefonumun ve kapımın bilgi paylaşımı için sizlere her zaman açık olduğunu bilmelisiniz.

Sizlere son tavsiyem; hayal kurmaktan korkmayın. Hayalleriniz kırılabilir ama asla yok olmaz; onları tamir edip hayallerinize ulaşacak yolları yine kendiniz bulabilirsiniz. Yeter ki isteyin ve İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni tercih listenizde en üstlere yazmaktan hiçbir zaman tereddüt etmeyin. Bu okulun eski bir mezunu olarak şimdiden hepinize başarılar diliyorum.

  • Gazetecilik: Arş. Gör. Dr. MESUT İRİS
  • Halkla İlişkiler ve Tanıtım: Arş. Gör. ABDULBAKİ ÖZTÜRK
  • Radyo Televizyon ve Sinema: Arş. Gör. CANER ERDOĞAN